Kurumumuza gelen yetişkinlerin yarısından fazlası aynı cümleyle başlıyor: “Okulda yıllarca İngilizce gördüm ama konuşamıyorum.” İyi haber şu: bu kişilerin çoğu sandığından fazlasını biliyor. Eksik olan bilgi değil, bilgiyi kullanma alışkanlığı.
1–2. hafta: Utanmayı bırakmak
İlk iki haftanın hedefi dilbilgisi değil, sınıfta sesini duyurmak. Küçük gruplarda eşli çalışmalarla başlıyoruz; kimse tahtaya kalkıp herkesin önünde konuşmak zorunda kalmıyor.
3–5. hafta: Bilineni hatırlamak
Bu dönemde öğrenciler genellikle “Bunu biliyordum aslında” demeye başlar. Okulda öğrenilmiş ama hiç kullanılmamış yapılar geri gelir. Bu yüzden seviye tespiti önemli: yanlış, fazla kolay bir gruba yerleşmek en hızlı motivasyon kaybıdır.
6–8. hafta: Kafada çeviri azalır
Kısa cevaplarda Türkçe cümle kurup çevirme alışkanlığı azalmaya başlar. Tamamen kaybolması daha uzun sürer, ama fark edilir bir eşik burada aşılır.
- Haftada en az iki kez, kısa da olsa konuş.
- Ders dışında günde 10 dakika İngilizce dinle; dizi, podcast, fark etmez.
- Hatalarını not al ama her birini düzeltmeye çalışma; her hafta bir tanesine odaklan.
Sekiz haftanın sonunda çoğu öğrencimiz bir sonraki kura geçiyor. Geçemeyenler için de sorun yok: aynı seviyede ikinci bir kur, genellikle en büyük sıçramanın yaşandığı yer oluyor.